PAYLAŞ
Strasbourg
Strasbourg
Want create site? Find Free WordPress Themes and plugins.

Fransa’nın kuzeydoğusunda yer alan Strasbourg şehri, ülkenin nüfus bakımından en kalabalık yedinci şehri. “Yol kalesi” , “Uğrak” isimlerini alan bu şehir sınırlara yakınlığıyla da siyasi önemini bizlere göstermekte. ülkelerin kültürel etkileşimleri ve göz alıcı katedraliyle köklü bir tarihe sahip olan bu şehir günümüzde de uluslararası organizasyonlara Avrupa Konseyi, Avrupa Parlementosu ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile ev sahipliği yapmakta.
Strasbourg aynı zamanda büyük bir öğrenci kentidir, bu yüzden nüfusunun büyük bir çoğunluğu gençlerden oluşmakta buda şehri canlı ve enerjik kılıyor.(Bkz. Strazburg Üniversitesi)

Nerelere Gidilmeli

1- Notre Dame Katedrali

Notre Dame Katedrali
Notre Dame Katedrali

Strasbourg tarihi denildiğinde şüphesiz akla ilk gelen Dünyanın en yüksek altıncı katedrali olan Notre Dame Katedrali, Ünlü Fransız yazar Victor Hugo ‘nun da dediği gibi “Dev ve narin harika”. Gerek mimari güzelliği gerekse tarihinin tozlu sayfalarının derinliklerinde kaybolabileceğiniz devasa, fakat bir o kadarda zarif, mutlaka görülmesi gereken bir yapıt.

2- Botanik Bahçesi

Botanik Bahçesi
Botanik Bahçesi

Strasbourg’un diğer ilgi çekici gidilebilecek yerleri ise botanik bahçeleri. Bunların en bilineni diyebileceğimiz Jardin Botanique büyüleyici doğal güzelliğiyle ilgi odağı olmayı gerçekten hak ediyor.

3- Kammerzell Evi

Kammerzell Evi
Kammerzell Evi

Dış görünüşü ve Gotik mimarisi itibariyle yine bir kiliseyi andıran Kammerzell evi şehrin en eski evidir. 1427’de inşa edilmiş, ancak 1467 ve 1589’da iki kez dönüştürülmüş olan bina tarihsel olarak Alman Rönesansına aittir.Binanın içi son olarak ressam Léo Schnug tarafından restore edilmiş ve günümüzde restoran olarak kullanılmakta.

4-) Batorama

Batorama
Batorama

Tıpkı Venedik gibi burada da Batorama adı verilen botlarla gezebiliyorsunuz. Şehrin kanallarında egzantrik bir gezi için 13 euro ödemeniz yeterli. Yalnız gidiyim parasını ödüyüm hemen bota binelim mantığı yok burada. Önceden bilet almanız gerekiyor. Ayrıca buranın sürekli yoğun olduğunu da söylememiz gerekiyor. 1 bilet almak için yaklaşık 1 saat bekleme ihtimaliz var. Buna hazırlıklı olup o şekilde gitmenizde fayda var.

Bota bindiğinizde önce güney kısma yani Petite France denilen (anlamı küçük fransa) yere gidiyorsunuz. Buraya varmadan önce şelalenin içinden geçiyorsunuz. Ee ıslanmaz mıyız diye merak etmeyin zira şelalenin içinden geçmeden önce kapaklar kapanıyor. Su boşaldıktan sonra 1.8 metre aşağıya iniyorsunuz ve yolunuza devam ediyorsunuz. Böylece kanal gezintisi çok daha eğlenceli bir durum hal alıyor.

 

Did you find apk for android? You can find new Free Android Games and apps.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here